28 Mart 2012 Çarşamba

NOSTALJİİİİ






CAN YÜCEL VE MUHTEŞEM ŞİİRİ

BAĞLANMAYACAKSIN

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
" O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle O daha az sever seni, Senin O'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları... Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin... Mesela gökkuşağı senin olacak. İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye. Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...

Anatomi ve çilekeş günlerimm :))

Her ne kadar hocamızı sevsek de dersin katlanılabilir tarafı yoktu maalesef. Yarım dönem boyunca her nekadar önyargısız olup azimle öğrenmeye çalışsam da bu durum ezbercilikten öteye gidemedi benim için.Her ne kadar çoğumuz dersten iyi notlar ile geçmiş olsakta tablo aslında göründüğü gibi değildi.Biz de tablo ne olursa olsun dersten geçmiş olmanın tadını çıkarttık. Hocamızın  emeklerini gözardı etmedik.Elinden geleni fazlasıyla yaptığına inanıyorum.Şimdi dersi sevmek için farklı yollar kullanılabilir miydi diye düşünüyorum ama çoğu kelimelerin latince olduğu doğal olarak anlamakta güçlük çektiğim bir dersi  farklı yollar denense de sevebileceğimi zannetmiyorum.Sabahlara kadar çalışıp çok yorulup çok bıkmıştım ama şimdi hafızamda hem yorucu hem de güzel anılara bıraktı yerini.Böyle hatırlamam geçmişte kalmasından ve bir daha karşıma çıkmayacağından olsa gerek çünkü aynı ders tekrar olsa yine de katlanabileceğimi sanmıyorum.Yine de hocamıza teşekkür ederim emeklerinden dolayı.

27 Mart 2012 Salı

ELİF ŞAFAK VEEE AŞK


ELİF ŞAFAK bu romanı ilgi çekici bir içeriğe sahip."Aşk" aşkın kurallarını ve aşka dair duyguları barındıran bir roman . Bu roman bambaşka kültürlerden ve insanlardan bahsediyor. İlahi -dünyevi aşk, doğu- batı gibi konular içeriyor ve bunların farklılığından bahsediyor.Kahramanları  da Amerikalı ev kadını Ella, Hollanda´da yaşayan, sonradan Müslüman olan Aziz A. Zahara, Tebrizli Şems, Konyalı Mevlana, Mevlana ile evlendikten sonra Rum Ortodoksluktan Müslümanlığa geçen Kerra. Hepsi farklı karakterlerin timsali gibi.Kitap can sıkıcı bir roman olmayıp aksine merak uyandıran bir roman.Okumadıysanız mutlaka okuyun, eminim seveceksiniz..

HOŞGELDİNİZ

Yeni açmış olduğum ve henüz acemi olduğum blogger sayfama hepiniz hoşgeldiniz

Ayşenur ve Emine En Kötü Günümüz Böyle Olsun :)